|
NASREDDIN HOCA FIKRALARINDAKI EGITIM MESAJLARININ TÜRK DILINE KATKILARI
Nasreddin Hoca fikralarini, bastan sona anlatmaya gerek kalmadan temel söz veya cümle hangi fikradan bahsettigimizi anlatmaya yeter. Bu da Hoca'nin fikralarinda yalin halk dilinin kullanilmasindandir. Hoca'nin en az sözle böyle kalici mesajlar vermesi onun halk diline güç katmis bir dil egitimcisi olmasindandir. Atasözü, deyim ve telmihleriyle Nasreddin Hoca dilimizi kelime ve anlam açisindan zenginlestirir. Canli örnekleriyle dili renklendirir, aydinlatir.
Hoca yalniz fikirleriyle degil zikirleriyle de bizdendir, bizdir. Güzelim sözleri uçusur, yanimizda, yöremizde yeri gelince, anlatamayinca derdimizi yetisir imdadimiza.
Beceremeyince bir isi, acemi bülbül bu kadar öter der avunuruz.
Ipe un seriyor diye sitem ederiz dostlarimiza.
Bu karmasik düzende bir kör dögüsüdür gidiyor kabak tadi verdi artik deriz.
Mavi boncugum sende diyenlerden kaçinip, umudumuzu su dagin ardina birakiriz. derken.
Yorgan gider kavga biter.
Yer yer sikintilarla dolu hayatta Hoca'nin sözleri yüzümüze gülüs, kulagimiza küpe olur.
Sonuç: Nasreddin Hoca fikralarinda dinleyiciye su davranis dogrudur denmemekte, onun, üzerinde düsünmesine yol açacak bir ikilem sergilenmektedir. Çocugun ya da gencin daha yüksek ahlaki degerler kazanmasi amacina ulasmada Nasreddin Hoca Fikralarinin masallardan üstün oldugu ve ahlak egitiminde basari ile kullanilabilecegi böylece belirlenmektedir.
Egitim degerleri açisindan Nasreddin Hoca fikralarini inceledigimizde fikralarin % 35 kadarinin egitici mesajlar tasidigini gördük.
Fikralarinda ortaya çikan egitici mesajlariyla Hoca insan sevgisi, esneklik, zeka gibi çagdas özellikler tasiyan bir kisilik çizerek basli basina bir egitim degeri yaratmaktadir. Hoca'yi tüm çizgileri ve felsefesi ile insanimiza çocuklarimiza tanitmak "Çagin çocugunu yetistirme yollarindan biri olan, en iyi örnekleri gösterip benimsetmek için gereklidir." Kültürel degerlerimizin en önemlilerinden olan Nasreddin Hoca'yi bir egitim konusu ve hazinesi olarak ele almali, her derecedeki okulumuzda onu islemeliyiz, karikatüre çok uygun çizgileriyle hocamiz milli karikatürümüzün esin kaynagi olmalidir. Ressamimiz resmini, heykeltirasimiz heykelini yapmali, hikayecimiz, romancimiz hikayesini, romanini yazmalidir. Tiyatromuz, sinemamizla, televizyonumuz, gazetemizle el ele vermeli. Türk güldürü kaynaklarina egilmeliyiz.
Türk egitim ve kültürüne, Türk toplumuna Nasreddin Hoca kisiliginin önemli katkilari olabilir düsüncesindeyiz.
Yrd. Doç. Dr. Nükhet TÖR
O.D.T.Ü. Egitim Fak. Türk Dili Böl.
Nasreddin Hoca'nin Hayati ve Egiticiligi
Fikri ve Felsefi Yönüyle
Nasreddin Hoca Sempozyumu Bildirileri
Aksehir 11 Temmuz 1990
NASREDDIN HOCA'NIN FIKRALARI
Göle Yogurt Çalmak
Kimi insanlar olmayacak hevesler pesinde kosup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemis bir gün. Elinde koca bir bakraç yogurt mayasiyla gölün kenarina gelmis. Baslamis kasik, kasik dökmeye :
- Ne yapiyorsun Hoca ? demisler.
- Göle yogurt mayasi çaliyorum, demis kis, kis gülerek.
- Olur mu demisler, göl yogurt mayasi tutar mi hiç ? Hoca cevabi yapistirmis tabii.
- Ya tutarsa...
Esege Ters Binmek
Nasreddin Hoca bir gün yabanci bir köyde misafir olur. Cuma günü O'nu kürsüye çikartirlar. Güzel bir vaaz verir. Herkez pek memnun kalir. Camiden çikinca Hoca'nin esegini getirirler. Köylülerin hepsi ona hizmet etmek için adeta yarisirlar. Hoca esegine binerken biraz düsünür. Sonra esegin üstüne ters oturur. Herkes hayret eder. Köylülerden biri dayanamayip sorar :
- Hocam der. Kusura bakma ama esege niçin ters bindigini sorabilirmiyim?
Hoca tebesüm ederek cevap verir :
- Eger düz binip önünüze geçseydim siz arkada kalacaktiniz. Siz öne geçseydiniz, bu defa ben arkada kalmis olacaktim. Böyle ters binince size arkami dönmemis oluyorum. Sebebi bu...
Esege Yazik Olur
Nasreddin Hoca hayvanlarina agir yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemis. Bir gün esegine binerek köy meydaninda dolasmaya baslamis. Isin garibi dolu bir çuvali da sirtina vurmus, öyle geziyor. Sasirip sormuslar :
- Yahu Hoca Efendi, hem esegin üzerindesin, hem çuvali sirtinda tasiyorsun. Nasil bir is bu ?
Hoca cevabi yetistirmis hemen :
- Zavalli hayvan, demis. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sirtina bindiriyor, yüklerimi tasiyor, degirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvali da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sirtima.
Hirsizin Hiç Mi Suçu Yok ?
Bir gün Nasreddin Hoca'nin esegi çalinmis. Can sikintisi içinde durumu komsularina anlatinca her kafadan bir ses çikmaya baslamis. Birisi :
- Hocam demis niye ahirin kapisina iyi bir kilit takmadin sanki ?
Bir baskasi :
- Evine hirsiz giriyor da senin nasil haberin olmuyor ? diye konusmus.
Bir digeri de :
- Hocam demis, kusura bakma ama esegin çalinmasina en büyük sebep yine sensin. Çünkü dogru dürüst bir ahirin bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kizmis :
- Yahu demis, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi ?
Hirsizin hiç mi suçu yok ?
Halep Oradaysa Arsin Burada !..
Palavracinin biri basina topladigi üç bes cahile karsi övünüp duruyormus :
- Iste ben güçlü ve maharetli bir adamim. Evet ben Halep'te bulundugum siralarda altmis arsin uzaga atlamis bir kimseyim!.. Nasreddin Hoca da bu sirada oradan geçiyormus. Palavracinin yanina yaklasip :
- Yaa demis demek sen altmis arsin atlarsin. Haydi atla da görelim. Adam hik mik etmis.
- Ama demis ben Halep'te atladim. Hoca kizmis :
- Canim demis, Halep oradaysa arsin burada.
Testiyi Kirmadan Önce
Nasreddin Hoca oglunun eline bir testi tutusturup çesmeden su getirmesini istemis. Çocuk disari çikarken de ensesine bir tokat atip :
- Testiyi kirma ha ! diye ögüt vermis .
Bunu gören komsulardan biri :
- Yahu Hocam demis, henüz testiyi kirmadan niye dövüyorsun yavrucagizi ?
Hoca cevap vermis :
- Testiyi kirdiktan sonra neye yarar be birader !
*Bilgiler Aksehir Belediyesi web sitesinden alinmistir.
|